
HoÅŸ geldiniz!
İyi Ki, hayatı merakla karşılayan zihinler için. Cevap aramaktan çok soru sormanın, duraksamanın, içeriye bakmanın peÅŸindeyiz burada. Her Salı, birlikte biraz yavaÅŸlıyoruz.
​
Ben Benay. İsviçre'de yaşıyorum, İstanbul'u taşıyorum. İstanbul’da doÄŸup büyüdüm. İstanbulluyum ve İstanbul’la çok güçlü bir bağım var. İstanbul benim için sadece bir ÅŸehir deÄŸil, bir tempo, bir hafıza, oldukça derin bir hikaye.
​​​​​​​​​​​​​​Kariyerimin büyük bölümünü İstanbul’da, medya ve pazarlama dünyasının tam merkezinde geçirdim. 20 yılı aÅŸkın bir süredir Türkiye’nin önde gelen kurumlarında; Power Medya Group, BeÅŸiktaÅŸ Kültür Merkezi ve Karnaval Media Group’ta pazarlama liderliÄŸi yaptım.
​
Markaların büyümesi, konumlandırma, kampanya yönetimi, sponsorluklar, etkinlikler ve dijital/klasik mecraların birlikte çalıştığı oldukça büyük ölçekli projeler yürüttüm. Bu sektör 7/24 susmayan bir ses gibi; yaÅŸarken mi çalışıyorsunuz, çalışırken mi yaşıyorsunuz, yoksa artık ikisi bir bütüne mi dönüÅŸüyor, karar vermek zor. Medya sektöründe bu kadar uzun süre çalışmak insana ciddi bir dayanıklılık kazandırıyor ve anlatıyı anında kurma kasını geliÅŸtiriyor. Krizi de fırsatı da aynı hızda okumayı öÄŸreniyorsunuz.
​İsviçre’ye taşındıktan sonra yaklaşık dört yıl boyunca Umman merkezli Sabco Media Group’a pazarlama danışmanlığı verdim. Åžu an ise hem OKR Institute’ta Fractional CMO olarak aktif görev alıyorum, hem de Avrupa odağında, dijital teknolojiler ekseninde SaaS platformlarına stratejik pazarlama danışmanlığı veriyorum. Son beÅŸ yıldır iÅŸimin danışmanlık modeliyle farklı ülkelerdeki markaların ve kurumların yolculuklarına eÅŸlik ederek devam etmesi, İsviçre’ye uyum sürecimi de saÄŸlıklı ve dengeli kıldığını düÅŸünüyorum.
​
Ekonomi eÄŸitimim ise tüm bu iÅŸlerin merkezindeki bakış açımı ÅŸekillendiren saÄŸlam bir zemin oldu. Yıllar sonra sırf zevkine felsefe okumak ise bu zeminin üzerine baÅŸka bir katman daha ekledi. Bir taraf cevap bulmaya, çözüme ve sonuca yönelten bir disiplinken, felsefe ise soru sormanın, cevabını hiçbir zaman bulmak gayesinde olmadan doÄŸru soruları sormanın hazzına taşıdı zihnimi.
​​​
Hayatın keyiflerine gelecek olursak; sohbetleri, kelimeleri, cümleleri, kitapları, yaÄŸlı boya darbelerini, sanatın her bir köÅŸesini, doÄŸanın içimizde yankılanan susmak bilmeyen sesini, sonsuz denizleri ve engin derinliklerini, mümkünse okyanusların sesini, asaletini, lacivert rengini, matematiÄŸi, zihin açıcı her aktiviteyi, kalemi, defteri, kırtasiye malzemelerini, kokuları, melodilerin ruhuma iÅŸleyen dilini, keÅŸfetmeyi ve düÅŸünmeyi severim. Bir de sabahların kokusunu...
​
​Bir balık burcu olarak denize aşık, denize muhtaç ve denize bağımlıyım. ​​En güzel cümleler genelde yüzerken geliyor aklıma.
​
Yürüyerek dünyanın - varsa eÄŸer - sonuna ulaÅŸabilirim.
​
Meraklıyımdır, öÄŸrenme merakım bitmek bilmez. Bu merakı iÅŸtahla paylaÅŸmayı severim.
Kitaplarla mesaim boldur. Kitapları da iÅŸtahla paylaÅŸmayı severim. ​Hayatım boyunca kendimi yazarak ve çizerek ifade ettim. KonuÅŸurken elimde kalem ve defter varsa kendimi daha güvende hissederim. Çizerek anlatmayacaksam bir ÅŸeyi sanki eksik kalacakmış gibi düÅŸünürüm.
​
Deste deste günlüklerde öyküler, duygular, karalamalar, hatıralar ve eskizler biriktirdim.
2021 yılında İsviçre'ye taşınırken mazinin ve hikayelerimizin kağıtlarda, hard disklerde ya da çekmecelerimizde saklanmadığına kanaat getirdim.​ İnsanın fiziksel olarak sakladığı anılarla vedalaÅŸmasının korkunç bir sınav olduÄŸunu düÅŸünürdüm hep. O kadar da korkunç deÄŸilmiÅŸ. Hepsi, bugünkü “biz”in her bir iliÄŸinde nefes almaya devam ediyor çünkü. Önemli olan ruhumuzda biriktirdiklerimiz.​ Sohbetlerimizde, dinlerken yaptığımız yorumlarda, zihnimizde dönüp duran düÅŸüncelerde, sıfırdan baÅŸladığımız defterlerde, dünyaya bakan gözlerimizde aslında mazi...ve tüm tecrübelerimiz. Çünkü mazimizle et ve tırnak gibiyiz. Anılar ve tecrübeler; dolaplara, çekmecelere, sayfalara hapsolmuÅŸ dinamikler deÄŸil sanırım; bizimle birlikte yürüyen, nefes alan bir bütün. Ve o izler, her bir yeni cümlede, yeni adımda ve aldığımız her solukta saklı.
​​​
Åžimdi kim silebilir ki benim aklımdan Feneryolu'nun tüm sokaklarına sirayet etmiÅŸ ıhlamur kokusunu, vapurda yazdığım öykülerin çoÅŸkusunu, Maden ve Nizam mahallelerinin dokusunu, martıların Adalarda yankılanan çığlıklarını, uçakta karaladığım yüzleri, tramvayın o eski dost sesini, Galata’nın rengini, HaydarpaÅŸa Garı'nın fısıldayan trenlerini...Her hafta ailece gittiÄŸimiz devlet tiyatrolarında, küçücük aklımla ama kocaman kalemlerle o minicik defterlere aldığım notları kim unutturabilir? Ortaköy'ü, kamburun çay bahçesini, Kadıköy sokaklarında kaybolmanın verdiÄŸi o tarifsiz hissi, Kalamış'ın rengini, BoÄŸaz'ın saçlarımda bıraktığı tuzu, sisi, derinliÄŸi kim silebilir benim aklımdan? Tanıştığım her bir yeni yüzü, dokuyu, ruhu kim unutturabilir?
​
İçinden deniz geçen bu kadim ÅŸehrin içimizden geçen her köÅŸesini...
Kim silebilir benim aklımdan İstanbul'un izlerini?
​​
Tek bir seçeneÄŸim olsa, kendimi sadece yazmaya adardım sanırım. Buna kim engel sizce? ​
İhtiyaç halinde yarına hemen, düne tekrar ulaÅŸabilmek, anın tadını çıkartabilmek ve zamanı bükebilmek için yazıyorum. Yazmak aynı zamanda meditatif bir eÅŸlikçi hayatıma. İşimin de en büyük parçası oldu her zaman. SevdiÄŸim mevsimlerde dolanarak belki de hep baharda gezinmek, soÄŸuÄŸun hakkını vermek, sıcağı iliklerimde hissetmek için yazıyorum. İyiyi hakkıyla kucaklayabilmek, kötüyü kendi ellerimle yaratabilmek ya da iyi ile kötü arasındaki o ince çizgide düÅŸünmek, düÅŸündürmek, adaleti ya da adaletsizliÄŸi kontrol edebilmek için yazıyorum.Sınırların olmadığı bu dünyada kendi dünyamın sınırlarını kendim çizebilmek ya da sınırsızca özgürlüÄŸe doÄŸru yüzebilmek için yazıyorum.​
​
Cesaretimi toplamak, kendime bu konuda daha fazla inanabilmek ve bitmek bilmeyen ömür boyu öÄŸrenme yolculuÄŸu içinde Hikmet HükümenoÄŸlu, Semih GümüÅŸ ve Murat Gülsoy'un yaratıcı yazı atölyelerini tamamladım. Kalemime ve zihnime dokundukları her bir saniyeden çok keyif aldım. ​
​
Mayis 2023 tarihinden beri de üretim anlamında "İyi Ki" podcast ile besleniyorum. Podcast benim için bir performans alanından çok bir düÅŸünme ve dinlenme alanı. Yani zihnimi hem yorarak, hem de geniÅŸleterek dinlendiÄŸim bir sığınak gibi. Bu sığınak hissini bazen resim yaparken, bazen öykü yazarken ve de podcast kaydederken hissediyorum. Hepsi ortak bir noktada birleÅŸiyor. Kendini duymak, kendine kalmak. Kendine kalmak derken, dünyadan soyutlanmak deÄŸil, aksine dünyanın sesini biraz kısarak içerideki o gerçek sesi iÅŸiterek paylaÅŸmak.
Hayatın her zerresine 'iyi ki'.
​​
​
Sevgiyle kalın.
Benay Durmaz Güner
Strategic Marketing & Communications Leader | 20+ Years in Media & Marketing | OKR Institute CH & TR | Twiser Fractional CMO | Producer & Host of Iyi ki Podcast
​
LinkedIn'de takip etmek için:
Benay Durmaz Güner: www.linkedin.com/benaydurmazguner
İyi Ki Podcast: www.linkedin.com/company/iyikipodcast
Instagram: @iyikipodcast
​
1 Kasim 2024
​
​


